OKUL ÇAĞINA ÇOCUKLARINA SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK

İlk ders zili çaldı. Çocuklar için olduğu kadar aileler için de okul telaşı başladı. Bu süreçte özellikle de anneler çocuğuma daha fazla nasıl yardımcı olabilirim, sağlıklı ve başarılı bir dönem geçirebilmesi için  neler yapabilirim, çocuğumu nasıl doğru beslerim telaşı içerisindeler. Bu konuda onlara bir nebzede olsa yardımda bulunabilmek için bu köşemizi okul çağı çocuklarında beslenmenin önemine ayırdık. Çocuklarımız nasıl beslenmeli? Yanlış alışkanlıklarını nasıl değiştirebiliriz? Çocuğa beslenme açısından nasıl yaklaşmalıyız? Çocuğa yaklaşımımız da yanlışlarımız var mı?

Öncelikli olarak annelerin iyi niyetli ama ne yazık ki yanlış seyreden bazı davranışlarından bahsedelim. Zaman zaman espri konusu olan annelerin klasik sözü ‘o tabak bitecek!’. Şu bir gerçek ki daha fazla inatlaşırsak o tabak bitmez anne. Özellikle de okul çağına henüz erişmiş çocuklarda benlik duygusu ve inatlaşma görülebilir. Tabakta kalan son bir kaşık için annenin ısrarı, bunun devamında çocuğun inadı, annenin daha büyük ısrarı çocuğu yemekten soğutur. Bu durumun spontane hale gelmesi çocukta yeme davranışı bozukluğuna sebep olabilir. Oysa ki  bir kaşığın çocuğa büyük bir fayda sağlamayacağı ve çocuğun normal bireyler kadar yemek yiyemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Annelerin bir diğer yakınmaları ‘ben yanına götürmesem hiç yemeyecek’. Annelerin en kıymetli varlıkları şüphesiz ki çocuklarıdır. Bu yüzden annelerin gözünde çocuk hep açtır beslenmelidir. Ne yazık ki bu da yanlıştır. Okul dönemine giren bir çocuk yavaş yavaş kendi yiyeceklerini yönetmeye başlar. Başlamalıdır. Teknoloji çağındayız. Çocuklar vakitlerinin çoğunu bilgisayar ya da televizyon başında geçiriyorlar. Anne yemeğe çağırdığında kalkmıyorlar. Çünkü birazdan annenin kıyamayıp, aç kalmasın diyerek bilgisayar başına yemek taşıyacağını biliyorlar. Oysa ki çocuğun sofraya gelip anne, baba ve ailenin diğer fertleriyle yemek yemesi gerektiğini bilmesi gerek. Tüm ailenin bir araya gelip yemek yemesi, anne babayı rol model alan çocuğun ileri ki zamanlar için gelişecek yeme davranışı açısından da önemi büyük.

Bir diğer durum ise çocuk bilgisayar ya da televizyonun karşısında yemek yediğinde ne yediğinin farkında olmayarak yer. Ne yediğinin farkında olma da çocuk için çok önemlidir. Bu açıdan masaya yemek götürme alışkanlığından vazgeçilip, çocuğun aç kalacağı düşüncesi bir kenara bırakılıp, mümkün olabildiğince masada tüm aile yemeklerini yemeliler. Ve unutulmamalıdır ki; okul çağı çocuğu aç olup olmadığı fark edebilecek yaştadır.

Tüm bunların yanı sıra anneleri en çok zorlayan konulardan biri de çocuğun abur-cubur tüketmesidir. Çocuğun dolaptan hep kola ve çikolata yemek istemesinden şikayet edilir. Peki ailelere şu sorulmalı; o dolapta neden kola ve çikolata var? Evde bulunan bir yiyeceği, hatta model aldığı anne babasının yediği bu yiyecekleri çocuğunda istemesinden doğal bir şey yoktur. Dışarıdan çocuğun kazanabileceği pek çok yanlış alışkanlık var. Ailenin alabileceği en büyük önlem ev içerisindeki yanlış alışkanlıkları düzeltmek. Bu açıdan aileler söylemekten çok yaparak çocuğun alışkanlıklarını şekillendirebileceklerini unutmamalılar. Ebeveynin bir yemek seçmesi, bir yemeği kötülemesi, abur cubur atıştırmalıkları tercih etmesi çocuğun alışkanlıklarını da etkiler.

Evet, Çocuğu yemek konusunda ikna etmek zordur. Bu yüzden aileler çocuğa olumlu cümlelerle yaklaşmayı  öğrenmeliler. Çocuk kendi kararını vermeli, ona seçim hakkı verdiğinizi görmelidir. Mesela, ‘köfte yemeyecek misin?’ yanlış bir cümledir. Bunun yerine ‘ 4 köfte mi istersin, 5 köfte mi?’ denebilir. Bu şekilde çocuğun seçme şansı olunca aile istediği köfteyi yedirmiş olur. Çocuk ise seçimi kendi yaptığı için mutludur.

Çocuğun günlük vitamin  ve lif ihtiyacını karşılamak için en uygun besin meyvedir. Aileler çocuklarına meyveyi sevdirmeliler. Bu konuda da çocuğa ‘ye’ ısrarı yerine anne babalar kendi meyve tüketimleriyle örnek olmalıdır. Lif içeriğinden de faydalanmak için meyvelerin çiğ ya da komposto olarak tüketilmesi önerilmektedir. Ancak çocuklarımızı mümkün oldukça asitli içeceklerden uzak tutmalıyız. Gazlı içecekler kemiklerdeki kalsiyumu çözdürür. Gelişme çağındaki çocuklara olan zararı çok daha büyüktür.

Annelerin menü planlarken en çok dikkat etmesi gereken nokta; her gün gelişmekte olan çocuklarının yeterli protein almalarını sağlamak olmalıdır. Proteinler yeni doku hücrelerinin oluşmasında, kas ve kemiklerin gelişmesinde etkin rol oynar. Bitkisel ve hayvansal olmak üzere 2 çeşittirler. Hayvansal proteinler biyoyararlılığı yüksek olan yani vücut tarafından daha yüksek oranda kullanılabilir proteinlerdir. Et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi… 5-6 yaşındaki bir çocuk için 2.5 bardak süt yada yoğurt, 3-4 köfte kadar et, tavuk ya da balık ve 1 adet yumurta tüketimi yeterlidir. Anneler bu miktarları çocuklarının günlük menüsüne yaymalıdırlar.

En kıymetli varlıklarımız olan çocuklarımızı koruyup kollarken, sağlıklı bir nesil yetiştirmek adına da annelerimize büyük iş düşüyor. Sağlıklı günler dilerim.

Özel Biga Can Hastanesi

Diyetisyen Fahriye ÖZKURT

 
İnsan Kaynakları
MANUEL TERAPİ
OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA BESLENME
Ağrısız Doğum
Akıntılar
Baş Ağrıları
Bebeklerde Gaz Sancıları
Bel Fıtığı
Hipertansiyon Nedir?
Katarakt Tedavisi
Bebeğinizin Rahat Diş Çıkarması İçin Yapmanız Gerekenler
Prostat Ve Hastalıkları
Geleceğe Sağlıklı Adımlar
Menapoz
Kemik Erimesi (Osteoporoz)
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı
Meme Kanseriyle İlgili Bilmeniz Gerekenler.
Migren
Stresin Meme Kanserine Neden Olmadığı Belirlendi
YENİ YILA SAĞLIKLI BİR KALPLE GİRİN
Ülser Nedir?
Ramazanda Sağlıklı Beslenme

Anket

Hastanemizi tercih etme sebebiniz nedir?


Anket Sonuçları Yükleniyor. Lütfen Bekleyin ...

» Önceki Anket Sonuçları

E-Katalog Anlaşmalı Kurumlar   BİZE ULAŞIN :  444 44 17 Sanal Tur Tanıtım Filmimiz Neredeyiz
Tüm Hakları Saklıdır Özel Bigacan Hastanesi iletisim@bigacan.com
 |